• Mahmut Uzun

Geleceğin Sınıflarını Nasıl Düzenlemeliyiz?

Geleceğin Sınıflarının Tasarımı

Nitel Veri Analizi

Danielle Pierre

Araştırma Analisti Öğrenci

Araştırma Analisti Lisansüstü Programı

Humber College

Yönetici Özeti


Sınıf ortamının düzeni ya da tasarımının öğrencilerin öğrenmeleri üzerinde derin bir etkisi vardır. Öğretmenlerinin zamanlarını ve etkinliklerini kısıtlamadan yaratıcı bir şekilde çalışmalarına olanak sağlayarak, öğrencilerin öğrenme deneyimlerini önemli ölçüde geliştirebilir. İyi bir sınıf tasarımı, zayıf öğrenimi kısa zamanda kaliteli bir öğrenime dönüştüremez ama kötü bir tasarım iyi bir öğretmenin öğrencilerini motive etme ve etkileme yeteneklerini büyük oranda kısıtlar.


Bu proje, öğrencilerin ve akademisyenlerin mükemmel sınıfın tamamlayıcısı olarak gördükleri özellik ve niteliklerin yorumlanmış bir izahatını sunmaktadır. Elde edilen ana temalar, katılımcıların arzularının öğrenme için esnek, hoş ve özel ortamlar, öğretme ve öğrenme için ilgi çekici bir atmosfer ve daha sanallaşmış bir sınıf oluşturabilecek güvenilir bir teknoloji olduğunu göstermektedir. Aşağıdaki rapor, Humber Koleji’nin Öğretim ve Öğrenim Merkezi (CTL) tarafından başlatılan gelecekteki sınıf tasarımına yönelik yapılan araştırmanın sonuçlarını özetlemektedir.


Humber Öğretim ve Öğrenim Merkezi, yeni standartlar ve kolej sınıfları için yeni tasarımlar hakkında öğrencilerden ve fakültelerden fikirler istedi. Veriler iki kaynaktan toplandı; Belediye Meclisi tarzı tartışma oturumları ve çevrimiçi bir anket. Farklı kaynaklardan toplanan verilerle elde edilen bilgiler daha güvenilirdir. Belediye Meclisi oturumlarında, beyin fırtınası olması adına yapılan 27 video kaydından toplam 150 veri üretildi, anketlerde ise 112 farklı bireyden 430 veri daha üretildi. Veriler, katılımcıların kendi sözlerinden ve düşüncelerinden elde edilen ve kategorilerin, kodların, temaların bulunduğu içeriklerin analizine yönelik tümevarımsal bir yaklaşımla analiz edildi. Bu kategoriler ile, aşağıdaki ana yaklaşımlara ulaşıldı:


 Sınıfın oturumu, oda büyüklüğü ve mobilyaların kullanımı esnek olmalıdır.

 Güzel sınıf ortamları uygun aydınlatma, pencereler, renkler, erişilebilirlik ve doğr görüş açıları sağlanarak elde edilir.

 Sınıf alanı program amacına uygun olmalıdır.

 Andragojik (yetişkin eğitimi) öğretim tarzı, hazırlık, olumlu tutum ve daha küçük sınıflar daha iyi bir öğretme ve öğrenme deneyimi için çok kullanışlıdır.

 Konforlu bir sınıf atmosferi, sınıf büyüklüğü, hareket, gürültü, sıcaklık kontrolü, konfor, temizlik ve güvenlikle ilgilidir.

 Yeni ve mevcut sınıf teknolojilerinin güvenilir olması ve tercihen kablosuz olması gerekir.


Esnek, hoş, özel ortamların sağlanmasıyla, öğretim ve öğrenme, güvenilir teknolojiyle desteklenmiş ilham verici bir atmosferde gerçekleşebilir. Bu başarıldıktan sonra, hem yüksek hem de düşük teknolojilerden çevrimiçi ve çevrimdışı ortamlarda yararlanılabilen karma sınıflara geçilebilir. Yeni ve mevcut dersliklerin yeniden tasarlanmasındaki nihai amaç,

öğrencilere ve öğretim üyelerine en çok değer verdikleri katılımcı ve etkileşimli öğrenme becerilerini destekleyici dersliklerin kazandırılması olmalıdır.

Bu proje, öğrencilerin ve akademisyenlerin mükemmel sınıfın tamamlayıcısı olarak gördükleri özellik ve niteliklerin yorumlanmış bir izahatını sağlamaktadır. Elde edilen ana veriler, katılımcıların öğrenme için esnek, hoş ve özel alanları, öğretme ve öğrenme için çekici bir atmosfer ve daha sanal bir sınıf için destek mahiyetinde güvenilir teknolojiyi arzuladıklarını göstermektedir.


Bulgular


İlginç bir şekilde, genel verileri Belediye Meclisi oturumları ve çevrimiçi anket uygulaması arasında benzer olmasına rağmen, yanıtların üç ana kategoriye dağılımı birbirinden farklıdır. Yanıtın kategoriler arasında dağılımı, her veri toplama yönteminin düzenini ve doğasını yansıtıyor gibi görünmektedir. Halka açık Belediye Meclisi oturumlarından gelen veriler, eğitim – öğretim ortamının ezici bir öneme sahip olduğu daha özel anket yöntemine karşı eşit bir şekilde dağıtılmıştır.


Esnek Ortam

Esnekliğin, hareketli mobilyalar ve dinlenme odacıkları özelliğiyle desteklenen, arzu edilen bir sınıf düzeni olduğu kanıtlanmıştır. Sınıf düzeninin esnekliği, sınıftaki mobilya ve ekipmanın eldeki işe uyacak şekilde kolayca ayarlanabileceği anlamına gelir. Esnek düzenler, sınıfı, grup çalışması, ders anlatımı, grup tartışmaları ve laboratuvar çalışması gibi farklı amaçlar için kullanmayı kolaylaştıracaktır. Belirtildiği gibi, esneklik sınıfın tüm donanımına kadar yayılmalıdır. Beyaz tahtalar ve projektörler düşünecek olursak, projektör ekranları ve beyaz tahta farklı duvarlarda olsa, bu ikisinin de eş zamanlı olarak kullanımına olanak sağlar, bu da sınıfın esnek kullanımına katkıda bulunur.

Verilerde, sınıf mobilyalarına yapılan atıflar iki ana tema içeriyor: rahatlık ve hareketlilik. Öğrenciler, uzun ve zorlu derslerden geçebilmek için daha rahat oturma imkânları arzu eder; öğrencilerin yanı sıra, akademisyenler de, sınıf düzenini istedikleri gibi ayarlamak için hareketli ve taşınabilir mobilyalar istemektedir. Sınıfların kendileri, oturum düzeni kolayca değiştirebilecek ve öğrencilerin, akademisyenlerin ve mobilyaların serbestçe dolaşımına izin verecek kadar büyük olmalıdır. Düzen ve mobilya kombinasyonlarına yapılan atıflar, Ortam kategorisindeki yanıtların neredeyse % 50'sini oluşturmaktadır.


Rahat Ortam


Katılımcılar daha rahat sınıf ortamları arzu etmektedirler. Işıklandırma, pencereler, renkler, erişilebilirlik ve net görüş açıları, daha hoş bir sınıf alanına katkıda bulunan faktörlerdir. Daha iyi aydınlatma ve daha fazla pencere istendiğini ifade eden cevaplar, Ortam kategorisindeki

yanıtların % 18'ini oluşturmaktadır. Işıklandırmayı ve pencere kodlarını birlikte okumak, mükemmel sınıfta doğal ve yapay aydınlatmanın iyi bir iş birliğine sahip olduğunu göstermektedir. Tabi bu ışıklandırma, daha fazla pencere ile mümkün olabilirdi, ancak ekranlardaki parlamayı azaltmak için pencerelerin geri çekilebilir panjurları veya gölgelikleri olması önemlidir. Işığı ayarlama kabiliyeti, yapay ışıklandırmaya da uzanır, tavandaki ışıklar için çoklu kombinasyonlar vardır. Renk kodu altındaki düşünceler, öğrenme için teşvik edici bir alan oluşturan nitelikte duvarlar gerektirir. Doğru aydınlatma ve doğru renkler sayesinde, sınıf alanı daha parlak ve ilham verici olabilir.

Erişilebilirliğe konumlandırılmış cevaplar iki ana düşünceyi ifade eder. Bir anlamda, ideal sınıf engelli insanlara tam bir konaklama imkânı sunmalıdır. Bir katılımcı ‘Konaklama alanları çoğunlukla akademisyenlerin düşüncelerine göre düzenlenmektedir ve bu da Humber Koleji’de öğrenim gören engelli bir öğrenci için ‘fazladan sınıf’ ihtiyacını savını haklı çıkarmaktadır.’ şeklinde fikir beyan etti. Serbest dolaşım için daha fazla alana sahip büyük odalar engelli öğrencilere erişimi arttırma potansiyeline sahiptir Son olarak, katılımcılar öğrenciler ve akademisyenler arasında daha iyi görüş imkânı olması gerektiğini belirtti. Şu anki sınıf düzenleri - masalardaki bilgisayar kuleleri, laboratuvarların konumları, yapısal engeller - görüş alanlarını kesintiye uğratıyor ve akademisyenlerle öğrencilerin dersle ve birbirleriyle etkileşimde kalmalarını zorlaştırıyor.


Özel Olarak Hazırlanan Ortamlar


Katılımcılar, programlarına ve ders etkinliklerine uygun alanlar sağlayan farklı oda tipleri için isteklerini ifade ettiler. Hâkim olan duygu, daha özel alanların öğrencilere benzersiz ve uygulamalı öğrenme ortamlarını tecrübe etme fırsatı sunacağı fikriydi. Daha özel alanlarla daha fazla depolamaya, yani programa özel sarf malzemelerine ve daha büyük öğrenci projelerine yer verilebilir. Depolamaya yapılan atıflar aynı zamanda öğrencilerin eşyalarını sınıfta tutmaları için uygun yerlere ihtiyaç duyulduğunu da ifade eder.

Öğretme ve Öğrenme Deneyimi

Yeniden tasarlanan sınıflar, öğrenciler ve akademisyenler arasında işbirliği ve etkileşim için pek çok fırsatı bir arada sunmalı ve öğrencilerin önceki, şimdiki ve gelecekteki profesyonel yaşamlarıyla ilgili faydalı olabilecek içeriklerden azami oranda yararlanmalıdır. Hazırlık, tutum ve sınıf büyüklüğü, katılımcıların en iyi öğretme ve öğrenme deneyimlerine katkıda bulunmaktadır. Öğrenciler ve akademisyenler hazırlanmış sınıfına gelmeli ve aynı zamanda sınıf öğretme ve öğrenme için hazırlanmalıdır. Gerekli tüm ekipmanlar sınıfta depolanmalı ve projektörler, uzaktan kumandalar, bilgisayarlar, yazı tahtası, kağıt ve işaretleyiciler de dâhil olmak üzere kullanıma hazır olmalıdır.


Atmosferik Deneyim


Bir katılımcı, “Sıcaklık uygun olduğunda her şey yolunda ilerliyor, teknoloji iyi çalışıyor, odanın genişçe ve hareket etmeye müsait olması ve mobilyaların yerleştirme açısından biraz esnekliğe sahip olması gerekiyor.” diyor. Sınıfın olumlu kullanımının birçok farklı faktörden etkilendiği görülebiliyor. Özellikle deneyim açısından, sınıf boyutu, hareket, gürültü, sıcaklık kontrolü, rahatlık, temizlik ve güvenlik alanlarında modellemeler görülebilir. Etkileşim ve işbirliği, öğrencinin öğrenmesinde önemli bileşenlerdir ve daha küçük sınıflarda bu etkinlikler teşvik edilirken, odanın içinde hareket edebilme olanağı da önemli bir rol oynar. Daha küçük öğrenci-akademisyen oranları (sınıfın büyüklüğü) ve kişi başına düşen daha fazla alan (oda büyüklüğü) ortamda serbest dolaşımı kolaylaştırır ve sınıfların boyutları ile gerçek oda boyutları arasında yakın bir ilişki olduğunu gösterir. İdeal olarak, kalabalıklaşmayı önlemek ve işbirlikçi bir ortamı temin etmek için öğrenci sayısı sınıfın büyüklüğü ile orantılı olmalıdır. Küçük sınıflar ayrıca öğrenmeye daha elverişli olan daha sessiz bir ortam sağlar. Katılımcılar ortamda bulunan gürültüye karşı önlem alınması gerektiğini belirttiler, örneğin, daha iyi ses yalıtımı, (kanal çalışması, HVAC, vb.) inşaat ya da kapıları çarpmak gibi sınıf dışındaki sesleri en aza indirmeye yardımcı olabilir.

Sınıf ortamında uygun iklim kontrolü, deneyim kategorisinde bir başka endişe kaynağıydı. Çok sıcak, çok soğuk veya zayıf hava sirkülasyonu olan sınıflara atıf yapan görüşler, katılımcıların en kötü sınıf deneyimleriyle ilişkiliydi. Daha iyi sıcaklık kontrolü ve hava akımı, sınıfta daha fazla rahatlığa katkıda bulunabilir.


Güvenilir Teknoloji


Teknoloji kategorisinde yapılan cevaplandırmalarda donanıma epeyce yer verildiği görülmektedir. Genel düşünce, sınıfta hâlihazırda kullanılmakta olan projektörler, ses sistemleri ve podyumlardan başlayarak güvenilir, yüksek işleyen teknolojilere olan isteği yansıtıyor. Geleneksel beyaz tahtalara ek olarak, katılımcılar etkileşimli ekranları ve öğretme ve öğrenme alanlarına sunulan Akıllı Tahtaları görmek istiyorlar. Bu donanım aynı zamanda derslerin ve sınıf materyallerinin kaydedilmesini ve paylaşılmasını da kolaylaştırır. İnteraktif teknolojiler, öğrencilerin çalışmalarını gerçek zamanlı olarak paylaşmalarını sağlamalıdır; öğrencilere kişisel tabletlerin verilmesi paylaşım yeteneklerini kolaylaştırabilir.

Güvenilir araçlar etkili bir yazılım ve programlama olmaksızın faydalı olamazlar. Sınıfta kullanılan yazılımların önemli özellikleri, içeriği gerçek zamanlı olarak paylaşabilmeyi ve daha sonra bu içeriği Yazı Tahtasına (ya da Humber'ın gelecekte kullanabileceği karşılaştırılabilir bir sisteme) yüklemeyi sağlamalıdır. Derslerde video kaydını kolaylaştıracak donanımın daha fazla kullanılması, öğrenciler ve öğretim üyelerinin video konferans yapmasına imkân verecek ve daha sanal bir sınıf geliştirecek. Mükemmel sanal sınıf tamamen kablosuz olmalıdır. Wi-Fi bağlantılarının bu özelliği desteklemesi için hızlı, güvenilir ve güçlü olması gerekir. İdeal olarak, web bağlantısı fakülte tarafından kontrol edilir, yani

şartlara bağlı olarak bağlantıyı açabilir veya kapatabilirler. Kablosuz ağ aynı zamanda çok çeşitli cihazlarla da uyumlu olmalıdır.


Sonuç


Yeni ve mevcut dersliklerin tasarlanmasındaki nihai amaç, öğrencilere ve öğretim üyelerine en çok değer verilen işbirlikçi, etkileşimli öğrenme deneyimlerini sağlayabilecek derslikleri hazırlamak olmalıdır. Bunu başarmak için sınıfların şunlara sahip olması gerekir:

1. Esnek düzenleme

2. Rahat, hareketli mobilya

3. Öğrenci merkezli, uygulamalı öğrenme için fırsatlar

4. Güvenilir kablosuz teknoloji ve ekipman

Düzen, mobilyalar ve oda büyüklüğü ile doğrudan elde edilen esneklik ana gereksinimlerin de ötesine ulaşır. Bahsi geçen esneklik kullanılan ekipman, teknoloji ve öğretim tarzında daha fazla esneklik sağlayan çok amaçlı, tamamen hazırlanmış bir alanın esnekliğidir. Bu şekilde, ana gereksinim tek başına durmaz; bunun yerine, katılımcıların ifade ettiği duyguların birçoğu ile birlikte çalışır ve en önemli sınıf özellikleri ile yakın ilişki içinde işler.

Hareketli mobilyalar kullanımda esneklik elde etmeye kesinlikle yardımcı olur, ancak aynı zamanda daha hoş bir sınıf alanına ve daha rahat bir ortam sağlamaya da katkıda bulunur. Bu tür bir sınıfta uygulamalı, etkileşimli ve öğrencileri pek çok öğrencinin alıştığı pedagoji geleneklerinden daha derin bir düzeyde meşgul eden zengin öğrenme deneyimleri meydana gelir. Son olarak, teknolojinin rolü sınıf alanı ve deneyimini desteklemelidir. Tamamen kablosuz ekipman esnek bir alan için daha elverişlidir ve cihazlar arasında geçişte hızlı ve kusursuz bir yol sağlar. Aynı zamanda, güvenilirlik - tüm teçhizatın tam çalışır durumda olması, uygun bir şekilde muhafaza edilmesi ve yaygın olarak bulunabilmesi anlamında - yeni ve mevcut sınıflar için yeni ve mevcut yüksek teknolojili cihazların ve programlamanın entegrasyonu ve kabulü de oldukça önemlidir.

Esnek, hoş, özel alanlar sağlayarak, öğretme ve öğrenme, güvenilir teknolojinin desteklediği ilham verici bir atmosferde gerçekleşebilir. Bu başarıldıktan sonra, hem yüksek hem de düşük teknolojilerden çevrimiçi ve çevrimdışı ortamlarda yararlanan karma sınıflara geçilebilir. Öğrenciler ve öğretim üyeleri, sınıf tasarım sürecinde seslerinin duyulmasından memnuniyet duyarlar. Bir katılımcı bize, “sınıf alanının tasarımının öğrencinin öğrenmesi üzerinde derin bir etkisi olduğunu, öğrenci için öğrenme deneyimini önemli ölçüde artırabildiğini, iyi öğretmenlerin yaratıcı çalışmasına izin verdiğini ve faaliyetler ve süreçler açısından seçeneklerini kısıtlamadığını’’ hatırlatıyor.

İyi tasarım, zayıf öğretimi iyi öğretime dönüştüremez, ancak zayıf tasarım, iyi bir öğretmenin öğrencileri motive etme ve onlara ilham verme becerisini büyük ölçüde sınırlar.